16 Ekim 2012 Salı

KIZARMIŞ EKMEK....

Ayaklarımı sallayarak sandalyede dinlenirken dayımı izliyorum.  Agoradan, havra sokağına, oradan, mantocular çarşısının yanından, hacıların önüne, kemer altının karakolunun oradaki evi gibi yaptığı iş yerimize geldik. Yerlere halı kaplamış, zibrokomin ide yaktı, üşümeyeyim ben diye. Gelirken agoranın çıkışındaki fırından boyoz aldık yanına da yumurta. Çayımızı da demledi dayım. Dayımla beraberken hep garip bir mutluluk, huzur kaplardı içimi.


Bir yandan da kendi hazırladığı yabancı slow kaseti dinliyoruz. Sırayla ilk önce enstrümantal sonra slow şarkılar çalıyor. Tezgahın üzerini siliyorum. Oda teypleri alkollü pamukla temizliyor. Yeni bir güne hazırlıyoruz iş yerini.

Okullar şubat tatilinde, ben evde durabilir miyim hiç?
Tatilin ilk haftası ders yok. Az sonra annemler de gelir. Ben dayım, teyzem ve nannimle kaldım. Dedem yoktu eskisi gibi evde. Artık dedem giremezmiş eve, çünkü nannim onu istemiyor. Ayrılar artık...
Sobada da kızarmış ekmek yoktu sabah.

Dedeciğim sabah kalktı mı ilk iş sobayı yakar, daha sonra ekmek dilimleri ritüel yapmaya hazırlanır gibi koyardı sobanın üzerine. Ekmekler kızardımı, üzerine de tereyağı sürer, yanına beyaz peynir, zeytin, ohhh mis eskiden şimdi olduğu gibi kışın domates olmazdı. O koku evin içine yayıldı mı mutlu uyanırdım sabahları hemen kalkar yüzümü gözümü yıkar sobanın yanına pijamalarımla büzüşürdüm.. Çocukluk işte.. Küçük şeylerle mutlu olunabiliyordu..

Çok severdim nannimle dayımla kalmayı, fakat teyzeme gıcık olurdum. Rahat rahat çiğdem bile çitleyemezdik.
Yere dökme cemre, divana dökme cemre. pijamalarını giy cemre, ellerini yıka cemre... Titizdi biraz, biraz mı? hatta fazla. 
Bana, büyük teyzemde kuzenime hamileyken nannimin evinde kaldıkları bir gün, "evde temizlik yapacağım siz gidip biraz dolaşın" deyip annemleri dışarı çıkarmış. 
Sonra annemler komşularda vakit geçirip eve döndüklerinde, kapı duvar bulmuşlar evi.
Çalmışlar kapıyı, çalmışlar, açan yok.
Komşuya gitmişler gördülermi nereye gitti Hatice diye, nannimde tesadüf orada imiş, "ev kapalı anne yok evde Hatice, giremedik" demişler. Nanimle birlikte eve dönüp anahtarla evi açmışlar, bir de bakmışlar ki teyzem evde.
" Neden açmadın? Hatice kapıda kaldık hamile halimizle "demişler.
" Duymadım" demiş.
"Fenaaaa yalan evi kirletiriz diye açmadı" dedi annem " öyle titizdir ki oooo"..

2 yorum:

Profösör dedi ki...

Bazı kadınlr çok titiz olur. Biliyosn o zamanlarda misafir odası diye bir gerçek vrdı. Oturulmazdı oraya. Hatta girilmezdi bile..

super ince parlak çorap dedi ki...

sormayın bu titizlik çok fena..