12 Mayıs 2012 Cumartesi

BAŞLIKSIZ...

Pazartesi sabah küçük kızımı okula götürürken yan komşumuzun tadilatta olan evinde çalışanlara kolay gelsin dedim sokağımızdan geçtik okula gittik. Oradan Karşıya çarşısına girdim alışverişimi yaptım. Yürürye yürüye eve geldim bir iki bir şeyler hazırladım akşama.. Oturdum pc nin başına maillerime grubuma girdim. Bir yandan da bir şeyler kemirdim. Öyle keyifli keyifli eve otururken öyle bir gümbürtü duydum ki  arkasından cam kırılma sesleri, çığlıklar. Hemen balkona fırladım baktım bağırtı can havliyle koşuşturan insanlar bıçak gibi bir sessizlik oldu sonra. Herkes telefonuyla ambulansı arıyordu. Hemen fırladım  telefonumu bile almaya fırsatım olmadı.
Yan komşumuzun evinde yaklaşık bir aydır tadilat vardı. Evlerini mütahite vermek istemediler, kendileri tadilat yaptırıp düzenleyip kendi evlerinde oturmak istediler sanırım. Asansörü bile beklemeden fırladım aşağıya  indim. Komşumuz yaşlı bir teyze ve kızı üst dairede oğlu gelini oturuyor ama o yalnızdır diye gittim . Eve girmeden bir bahçeden geçiliyor, inşaatta çalışan işçilerden biri çatıdan kafa üstü düşmüş ve sonradan isminin Hüseyin olduğunu öğrendim, yerde yatıyor feci bir durumdaydı, bakamazdınız yani. Bende daha fazla bakamadım çünkü kafasında ciddi bir kanama vardı . Çok çok kötü bir manzaraydı adamcağızla Göz göze geldik.  Teyzenin bu manzarayı görmesi fena olurdu onunda bahçeye fırladığını gördüm, zapt etmeye çalışırken ambulans geldi ve gerçekten çabuk geldi.
Evin karşısında muayenesi olan dişçi de başında sürekli nabzını ölçüyordu. Biraz sonra Hüseyin abiyi diyeceğim, kaybettik maalesef. Yaşlı teyse ve kızı sürekli koşuşturup ağlıyorlardı teyzeyi o manzaranın yanına göndermemek için çok çaba sarf ettim oda 85 yaşında bir kalbe sahipti sonuçta. Bir süre öldüğünü söylemedik zaten kurtarıyorlar, hastaneye götürecekler, polisler yanına kimseyi sokmuyor gibi şeyler söylediğimi hatırlıyorum.
Fazla uzatmayayım olay olduğunda saat 12:30 gibiydi saat 3.5 a kadar polisler, kardeşleri, ailesi, olay yeri inceleme, savcı ve yardımcıları en sonunda da cenaze arabası geldi ve meftunun kanlı eşyaları bir çuval içinde çöpe atıldı ve bitti.. Sona sokak ölüm sesizliğine büründü.
Oysaki bir önceki sabah kızım sınava girecek diye "öğretmen geldi bir saatliğine matkapla işinizi durdura bilirmisiniz? demiştim. Sabah küçük kızımı kreşe götürürken "kolay gelsin" demiştim.
Kendimi çok kötü hissettim tabi başıma ciddi bir ağrı girdi. Olanları unutmak için eve gittim yattım. Uyandığımda yaşadıklarımı rüya da sandım. Kendime geldiğimde olayı tekrar hatırlayıp gerçek olduğunu hatırladım.
Oysaki onlar bu inşaatta işe başladıklarında bir merdiven görmüştüm çok eski bir merdivendi Evin sahibine bu merdiven çok eski diyecektim bir türlü söyleyemedim. Sana ne be kadın diyebilirlerdi sonuçta. Baret taktıklarını da görmüştüm havalar ısındı ve o bareti takmaz oldular. O merdivenin 3. basamağı kopmuş ve bu yüzden düşmüş.
Bu hafta çok kötüydü  benim için.Yastığa kafamı koyduğum zaman aklıma hep o "kurtarın beni diyen gözler"geldi. Hiç aklımdan gitmiyor.. Perişan oldum tanımıyordum ama olsun, parmak izleri alınırken ellerinin demirden, boyadan, yaptığı işlerden kalan kalıntılarını gördüm.....Hayat çok kısa.....Çok boş aslında...

5 yorum:

Profösör dedi ki...

Üzüldüm bende. yazık olmuş...

Mia Wallace dedi ki...

yaa :(

sen de öyle güzel yamzışsın ki içim acıdı.

ben de tanımasam da b, kere görsem bi insanı ve öldüğünü görsem mahvolurdum senin gibi :(

gerçekten hayat çok boş ve ne zaman ne olacaığı hiç ama hiç belli olmuyor..

Salkım Saçak Yasemin Yağmurları dedi ki...

Cok üzüldüm gercekten. Hayat o kadar kisa ki. Biz hayatla bogusmakla o kadar mesgul ederken kendimizi, yasamayi unutuyoruz...

mon clementier dedi ki...

cok cok gecmis olsun :(
bir cirpida okudum
cok hissederek yazmissin
gecenlerde yanimda birisi suurunu kaybetti ambulansalari ben cagirmak zorunda kaldim
hala etksi altindayim
dusunki
senin yasadigim
cok gecmis olsun yeniden

Hayko Sazanyan Onlin dedi ki...

Allah rahmet eylesin =(((