30 Haziran 2011 Perşembe

KOMŞUN ÜÇ AY SENİ GÖRMEYE BİLE KATLANAMIYOR...

İki haftadır yazlıktayım. İnternetimi de buraya getirdim. Ev tadilat oldu demiştim çok iş vardı burada yan bahçenin tadilatı bitmedi ne yazık ki, tepe gibi bir kum birikmesi var traktör gelecek kumu alacak biz üzerine masamızı yerleştirecek kadar ya fayans yapacağız yada tik yerleştireceğiz, çardağımızı kuracağız, ama bir türlü traktörcü gelmiyor.
Bu arada yeni cicilerim oldu elimde sinir sıkışması var ayaklarıma ve sağ elime demirli bir eldiven giyiyorum yatarken o yüzden sağ elle çok bir şeyler yapmakta sıkıntı oluşturuyor..Bu elle o kumları tek başıma çıkartmak zor. En moralimi bozan şey bu. Öte yandan burada işçi zor bulunuyor. Düzen yapamadım yan bahçeye ona sıkıldım. Bekleyeceğiz artıkın traktörcünün gelmesini. Daha önce söylemiştim ben buraya çok küçükken almıştık,  o zaman da beri komşularımızın yüzleri sesleri aynı, ama huyları için aynı şeyi söyleyemiyeceğim. İnsanlar acayip olmuş. Anlam veremiyorum.
O kadar tadilat varken burada kalan komşulardan birisi de çıkıp bir şeye ihtiyacınız var mı? diye sormadı, birisi bir çay demleyip getirmedi. Hafta sonu gelende "aa siz miydiniz bende evi sattınız sanmıştım" diyip "kaça yaptırdınız" , diye sordu ama "çok güzel olmuş güle güle kullanın" demedi.. Öbürü aramızdaki demire balkonlarda aşağıdan görünmesin diye örtülen çizgili örtülerden set çekti. Diğeri koyduğumuz kilimimizi alıp bahçemize attı. Sadece hafta sonları yaktığımız mangal için bıdı bıdı bıdı konuştu, dumanmış, boğuluyormuş burası yazlık yahuu burada mangal yakmayacağımda nerede yakacağım.Ne oluyor bu insanlara allah aşkına. Ne oluyor daaaa bir senedir görmediğin komşuna üç ay katalanamayacak duruma geliyorsun? Eh!!!! bende bundan sonra sahilde, bakkalda falan gördüğüm kimseyle konuşmuyorum selamlaşmıyorum iyimi.. Bence iyi hakettiler..

15 Haziran 2011 Çarşamba

BATSIN BU DÜNYAAA!!!!!

Bu bloga yazmaya başladığımdan beri sanırım en kötü günümü yaşıyorum, yaşıyorum diyorum çünkü daha gece bitmedi daha neler olacağı da belli olmaz..
Çok kötü bir ruh içerisindeyim, kendimi kandırılmış hissediyorum, bu hayatta fazla törpülendiğimi hissediyorum. Hiç bir kadının yaşadığı dert, benimkine benzemedi bir dönem mesela, aklım ve sabrım sayesinde o dönemi atlattım.(kadınlara özel bir durum yaşadığımdan değil, kadın olduğum için)
Bir sonraki dönem daha başka dert, daha büyük dert daha büyük ve daha büyük derken ÇIĞ üzerime geliyor. Ve ben o çığın altında kalmamak için iki çocuğumla ciddi mücadele veriyorum.
Bu satırları yazarken Ağlıyorum, bugün durmak bitmeyen yaz yağmuru kadar...
Belki beni bu kadar karmaşık yazarken görmediniz daha önce idare edin.....
Ve ne olur bana klişe şeyler yazmayın yaratıcı olun... Yapma, kendini topla, hayat güzel, gibi şeyler söylemeyin.. Kendimi kendime, bile düşman görüyorum şu an.İnanın
Hep benim yüzümden aslında tek suçlusun benim ve hep yaptığım yanlış kararlar ve davranışlar yüzünden bu ÇIĞ ın altında ezilmemeye çalışıyorum.....

Akıllanmayacağım ben yaaa..... Valla öyleyse batsın bu dünyaaaaaa... :P

9 Haziran 2011 Perşembe

YURDUMUN POLİSİ KANUNU HENÜZ ARKADAŞIMI KORUYAMIYOR!!! KORUYACAK AMA TEMYİZDEN BOŞANMA DAVASI GELİRSE!!!!!

Dün akşam öyle şeyler yaşadım ki arkadaşlar bugün enerjim gitti...Melisanın yıl sonu gecesi dün geceydi, her şey olduğu gibiydi. Kızlar şıkır şıkır balo elbiseleriyle geldi bazıları onların deyimiyle 'pişti' oldu ağlayarak evine gidip üstüne başka şeyler giydiler, birbirlerinin ayaklarını ezecek kadar zıpladılar. Süreyi uzatmak için ellerinden geleni yaptılar, bol bol fotoğraf çekildiler. Hele melisayla fotoğraf çekilmek için bütün arkadaşları sıraya girdi. Yarın ünlü olursa kendi deyimleriyle 'kanıt' topladılar. Çok şeker ve komiklerdi. Masada anne baba ordusu olarak 10 kişiydik.  Melisanın sınıf arkadaşı ve aynı zamanda konservatuvarda flüt kursuna birlikte gittikleri Pelinin annesi de vardı. Bu cici kızın annesi ve babasının bitmez tükenmez bir kavgaları ve boşanma davaları var. Buraya kadar normal anormal olan boşanırken hakimin bütün malları ve banka hesapları da dahil her şeyi ikiye bölmüş olması. Aslında buda normal ama bunu anormal yapan aldatan koca. İlk başta çocukları kaçırdı, sakladı, polisle gidip alındı çocuklar, çocuklarını da dahil evden atmaya çalıştı olmadı, nafaka ödemedi, oda olmadı kadını ölümle defalarca ölümle tehdit etti.Savcılıkta kadının, kocası hakkında 8  adet şikayet dosyası var ve adam hala kadını öldürmekle tehdit ediyor inanılmaz.. Dün akşam yemekte adam kadını belki 30 kızı da 50 defa aramıştır bilmiyorum. Neredesiniz? evin önündeyim, kızım aşağı gelsin yoksa seni öldürücem. Sürtükler yok Orospular diyerek defalarca taciz etti. Gece giderken kadıncağız" bana dediki ben şimdi karakolu arıcam eve giremem böyle evde de annemle çocuklar (2 oğlu daha var) korkuyormuş sürekli zili çalıyormuş" dedi. "Avukatı da ara" falan dedim ayrıldık.Ben Alsancağa bir arkadaşı bıraktım dönüşte tekrar aradım ne yaptın diye .Kadın bin bir panikle yemek yediğimiz yerin garajından bile çıkamamış korkudan. Neyse onu çıkardım oradan yolda bir benzin istasyonunda durduk ne yapmamız gerektiğine karar vermeye çalışıyoruz. Aklımıza 155 aramak geldi. Aradık ama o bulunduğumuz bölgede başka semtin karakoluna düştük. Oradan bulunduğumuz yerin karakol numarası verdiler, Orayı aradık adresi söyledik adam dediki biz oraya bakmıyoruz şurayı arayın .. Baktık ki bu böyle uzayacak. Bana gidelim dedim orada karar veririz.Avukatta diyor ki oturduğunu semtin sınırları içinde arayın 155 i. Yola devam ettik. Yolda polis otosu gördük durduk derdimizi anlattık. Adresi aldılar adamın plakayı aldılar anons yaptılar. Tutuklamak için. Ama eve sağ salam  girebilmesi için kendi  imkanlarımız ile eve ulaşmamızdan başka bir yol yokmuş. Yani polis kanun gereği bize eşlik edemiyormuş. Peki biz nasıl haber alırız dedik. Arayın 155 öğrenirsiniz dediler. Yani istiyoruz ki adam eğer tutuklanırsa öyle eve gideceğiz yoksa diğer türlü evin önünde olup olmadığını bilmeden eve nasıl girelim. Benim eve gidelim dedim, onun arabasını görmesin diye benim garaja soktuk. Eve çıktık. 155 i aradık oradan başka numara başka numara derken ben patladım. Dedim bu kadar zor mu? bir anons edin adamı tutmuşlarmı? sorun.
Neyse sonunda dediler evet tutmuşlar eve gidin polis ekibi sizi bekliyor." Ben araba kullanamam bu durumda sen bırak beni yakında1" dedi  "iyi" dedim İki sokak ötede olan eve doğru giderken, ara sokakların birinde adam önümüze çıkmazmı? arabayla!! arkasında bir ekip. Pelinde önde yanımda oturuyordu dedim" pelin eğil görmesin seni". Arkamıza da bir ekip geldi. Adam fırt dedi gitti. Biz ekiple kaldık. Ekip dediki hemen  otomobile binin. Onları ekip otomobiline aldılar. Bende oradan ayrıldım eve geldim. Sonrasında karakoldan olanları konuştuk.
Durum Aslında çok vahim!! boşanma davası adamın itirazıyla temyize gittiği için ve dolayısıyla karı koca olarak kağıt üzerinde göründükleri için, arkadaşımın onu defalarca şikayet etmesin de bir yaptırım yokmuş.Ama eğer şiddet görseydi ve tutanak tutturup karakola verseydi durum daha kolay olabilirdi. O zaman olay arkadaşımın şikayetiyle değil direk kamu davasına dönüşüp düğüm daha kolay çözülebilirdi.
Yani Polisler kanunlar çerçevesinde şu an arkadaşımı ölümle tehtid eden 2 senedir ayrı olduğu kocasından koruyamıyor.Onlarca şikayet davası vb davalar olmasına rağmen!!! Adam elini kolunu sallaya sallaya o sokağa gelip tehtid edip, çocuklara psikolojik baskı kurabiliyor...
.Böyle bir insan adam bile denmez ama neyse.............................