28 Kasım 2011 Pazartesi

HAYATIMIZ, İÇİMİZ, DIŞIMIZ FLÜT OLDU!!!!

Melisacığımın 22 kasımda doğum günü vardı ama  hafta içi okul olduğu için cuma günü yapmaya karar verdik, ondan önce esas bombayı söyleyeyim okuldan çağırıldım. Öğretmenlerden çok iyi şeyler duymadım. Melisa gerek hareketli olmasıyla, gerekse güzel olmasıyla bu kadar göz önünde olup daha önce bu kadar eleştirilmemişti sanırım. Anladığım kadarıyla herkesin gözü onda, ve sınıfta lokomotif olmuş . Ders kaynatılacak melisa sınav iptal edilecek Melisa e biraz saflıkta var. Öyle zor ki dersleri öyle acayip kurallar var mesela piyano dersine girdin saat kaçta girdiğini ve hangi sınıfta olduğunu bir kağıda yazıp kutuya atmazsan bir gün gelmemiş sayılıyorsun. Birde konservatuvarın Lise bölümü daha önceki zamanlarda daha kolaymış öğretmenler çocukların durumuna göre iyileştirme puanı yapabiliyorlarmış. Tabi bu okulda yeni gelen çocuklar için iyi olmadı bu bir şehir efsanesi olarak
okulda dolaşıyor ve gerçekse bunun artık tam tersi okulda kalma var bir, not iyileştirmesi yok iki, e-devlet sistemine bağlanmış üç.. Daha önce söylemiştim ama yine söyleyeyim. edebiyat, matematik geometri, ingilizce, kimya,resim,dil anlatım,coğrafya, tarih, piyano, orkestra, şan nota, dikte, dans, flüt el insaf ya bütün hocalar dersleri için şöyle olsunlar, böyle olsunlar diyorlar sabah 8,30 da başlıyor dersleri, akşam 18 de ders bitiyor 1,5 saat te yol robot mu?  bu çocuklar.. Bilmiyorum yani bir düzene sokacağız herhalde....
Neyse böyle şikayetli bir durum olsa da yaş gününe karışmadım çocuğun, kızlar gece kalacak pijama partisine dönüşecek dedi ona da bir şey demedim.
Pasta nasıl olacak diye düşünürken,  Flüt olsun üzerinde dedi. İçimiz dışımız Flüt oldu, okuldan gider gelirken flüdünü koru, yanımızdaysa arabada alalade bırakmıyoruz çalınması diye flüdünü sakladınmı, yanına aldınmı? bak anne ne öğrendim. Bak bunu çalabiliyorum, bla bla bla...Hoş ama çok seviyorum evimizde böyle bir ortamı babamdan da alışıkım tabi..
Blogları gezerken keşfettiğim İzmire yakın evde her maddesini organik olarak kullanan (pastacımız) pastacımız diyorum çünkü kardeşimin düğün pastasını da oradan sipariş etmiştik, Zeynep hanımı aradım flütlü bir pasta lazım bize dedim, nasıl yapalım derken ben nota yazabilirmisiniz dedim olay büyüdü ve  Melisanın bütün bir yaz uğraşıp bazı tekniklerini bilmediği için tam olarak çalamadığı yine Bach (Tıkla)ın bir eserini tabiii şimdi tekniklerini öğrendiği için çalabiliyor, notasını pastanın üzerine istedi . Zor bir şey diye düşündüm ama pasta geldi Melisa havalara uçtu böyle tutamadık desem yeridir..
Bu araa yukarıda tıladığınız flütü çalanda Bülent Evcil dir Melisa Bülent hocadan zaman zaman oryantasyon dersi alıyor. Geçen sene "dünya en yi genç flütcüler" yarışmasında birinciliği ülkemize getirdi.
E pastanın fotoğrafınıda koyalım bu post bitsin.....

19 Kasım 2011 Cumartesi

WC MUHABBETİ!!!!!!!!!!!!

 



Bende bazen bir gıcıklık oluşuyor enteresan yani.. Anlatacağım okuyun bak..Küçük çeçimin " alerji sorunlarını çözme zamanı geldi artık kanda ve bazı testlerde buna bakılması gerekir" dedi doktor. "Bunu da ya Ege üniversitesinde yada Dokuz eylül üniversitesinde çocuk alerji bölümünde yapabilirsiniz"ardından ben zaten bu iki hastanenin araştırma hastanesi olması yüzünden ve işkence gibi bir sistemi olduğunu bildiğimden yüzümü astım.. Bu arada Ege ünv. hastanesi bünyesinde çocuk hastanesi açılmış bilmeyenlere duyurulur.
Neyse çocuk bölümüne gittim "sabah çok erken geleceksiniz sıra alacaksınız, yada internetten sıra alacaksınız saat 20 de açılıyor saat 20 de başında olun çünkü 3 dakikada sıra doluyor " dedi kız hönk diye kaldım.İnternetten sıra almak için bile sıradasın yani neyse akşam 8 de geçtim internetin başına bekliyorum. Tam 8 de gongg sesi duyuldu t.c gir şifre gir bölüm seç evet devam yap "üzgünüm sizden önce biri sırayı aldı" bu ne abiii.... Neyse tekrar t.c gir bla bla. üçüncü denemeden sonra oldu aldım sıra, fakat bu seferde saat bildirmiyor .. Saat kaçta gideceğiz sıra, saate göre mi? bilgi yok .. sabah 8 de orada olmaya karar verdim. sabah kalktık gittik.. Aaaaa oda ne yine bir kuyruk oraya da girmek gerekiyormuş meğerse orada gözüne sokulacak şekilde şöyle yazıyordu "İNTERNETTEN SIRA ALMANIZ, SİZE ÖNCELİK TANIMAZ" Oha be yuh diyorum. Her yerde kuyruktayız anasını satiim. Çocukluğumda ekmek kuyruğuna girmişliğim vardır, bu günlerde her yerde kuyruk var fatura ödeyeceksin kuyruk,otobüse bineceksin kuyruk, doktora gidiyorsun kuyruk, taze ekmek alacaksın kuyruk oooo say say bitmez. kuyruk faslı bitti bekleme salonun geçtik. 34. sıradayız yani çok değil. 8 de gittik dikkat dikkat 11:30 sıra geldi.Ama beklerken baygınlıklar geçirdim bir insan nasıl kış gününde kokabilir anlam veremiyorum. Bekleme salonunun aşağıda kalan bir avlusu var orada kırıııık döküüüüük oyuncaklar etrafı su almış ve suntaları kalkmış bir çocuk oyun evi işte eğleniyor çocuklar orada .. Fakat çocuk alanının o döküklüğüne bakmazsan, etrafta her yerde çocukların annelerini babalarını rahatsız edici şekilde bir lira karşılığında tenis topu büyüklüğünde içinde si....mdirik oyuncak veren makinalar var. Bak bak bak annesine baskı yapan çocukmu ararsın, başında durup ağlayanmı ararsın...Ya ayıptır. bir çocuk hastanesinin müdürü paralı bir oyuncak makinasını hastanenin her bir köşesine NASIL koyabilir? hadi koydun o makinaları, bari koyan firmadan oyuncak iste yaaaaa... Bir at var her yerinden çivi çıkmış. Binen çocuğun bir tarafına batıyor oraya tedaviye geliyor çocuk, tetanos aşasıyla gidecek rezalet yaaa...
Neyse oralarda oynuyor benim çeçi koştu geldi anne çişim geldi dedi sordum şurada dediler, gittim kapısında aynı manzara "ARIZALIDIR" ilerde başka var dediler. Gittik oraya içeri girdik, duş sesi gibi bir ses 3 tane yan yana tuvalet, üçününde taharet çeşmeleri fışkırır derecesinde açık, üçününde oturağı yok bir bayan olarak kıçını o taşın üzerine koymak öyle işini görmek zorundasın. Delirdim delirdim yaa... Bu nedir bu nasıl bir şeydir. Hallettik bi şekilde İşimizi bitirdik eve döndük. Oturdum bilgisayarın başına bir şey beni mutsuz etmiş tanıyorum kendimi. Dedim ne?  ne ya? beni mutsuz eden aklıma geldi hastanenin tuvaleti. Ben dedim bunu şikayet edicem. Hastanenin sayfasına girdim ara, ara, şikayet edecek merci bulamadım. Tam kapatıyordum ki İdari bölümler yazısını gördüm incele, incele tamir ekibi diye bir numara ve sorumlusunun ismini gördüm Hasan mı ne adı? hemen çevirdim numarayı. Çıktı Hasan ..
-Hasan bey
-Evet benim.
-Hasan bey ben bugün çocuk hastanesinin alt katında yemekhanenin yanındaki tuvaleti ..... diye anlattım derdimi.
Adam bir dumur oldu önce sessizlik oldu bişey diyemedi gereksiz bir "evet" lafı çıktı bende karşısında sessiz bekledim. "aslında oradaki temizlik yapanlar size haber verebilir yada rapor tutabilir böylece sizin haberiniz olur dedim" "baş hemşireye soruyorlarmışta o bişey yok diyormuşta aslında insanlarımız çok kötü kullanıyormuş tuvaletleri o oturakların üzerine çıkıyorlarmış kırılıyormuşta alıyorlarmış koyuyorlarmışta bla bla. aslında bütün hastaneye aynı ekip bakıyormuşta yetişemiyormuşta, bu durumdan haberi yokmuşta .."
ayyyyyyy sus be adam dicektim demedim "neyse ben duyarlı bir vatandaş olarak haber vermiş olayım o çeşmelerin 7 güm 24 saat açık olduğunu düşünemiyorum" dedim konuyu bitirdim...İçim rahatadı ....
Şimdi hedefim o bir liralık makinaları  koyduran müdür ve koyan firmada iyimi.!!!!
Pazartesi çalışmam bu yönde olacak ...Manyağım ben sanırım.. Hastamıyım acaba bunun bir ismi var mı? Yada bunu bilen var mı??