28 Ağustos 2011 Pazar

YOĞUN DURUMLAR....

Sayfamın en son yazısı tatsız bir konuda kalmış. Buraya yazamadığım günlere çok yoğundum.. Melisanın konservatuvar sınavı ayın 22 ağustosta barajı geçebilenler -23 ünde girdi sınavların olduğu günler resmen bir balon gibi şiştim inanılmaz gergindim. 120 kişilik üflemeli enstrüman sınavından sadece 20 kişi kazandı ciddi zorlandı çocuklar. Türlü türlü reaksiyonlar geliştirdiler. Bazıları kustu, bazısının başına ağrı girdi, bazısı ağladı ki melisa da sonuçların açıklanmasına yakın başladı ağlamaya susturamadım.Bana da ciddi bir baskı oluştu. Olsun sonuçta kazandı.. Sınava giren hocasından öğrendiğime göre sınavda ciddi heyecanlanmış. Dörtlü sesleri yaparken donup kalmış uzun zamandır ders veren hocası azıcık sesi mırıldanmış.Sınav kurulundaki diğer hocalar bakmış...konular bununla sınırlı değil ama şu an bunları yazarken bile misafirler var cumartesi kardeşimin düğünü var ve bir Ekaterinburg lu kızla evleniyor annesi babası şu an geldiler... Yoğunluğa devam yani haftaya kadar kalabalık ve yorucu olacak ..şimdilik haberler bu kadar... görüşmek üzere...

17 Ağustos 2011 Çarşamba

ONYEDİ AĞUSTOS!!!

On iki yıldır her senenin 17 Ağustos'unda hatırladığımız görüntüler bunlar. Yanan canlar, ocaklar, bitmek bilmeyen özlemler, bulunamayanlar, beynimize kazınan görüntüler, Yaşadıklarımız....
Hala bu görüntülerin kulağımıza küpe olmadığını benim gibi sizde düşünüyorsunuzdur..






      "BİR DAHASI KAPIDA!!!!" diyor uzmanlar!!!! Durun daha yaralar, sarılmadı, kabuk bağlamadı. Pekiiiii "NE YAPILIYOR????" biraz inşaat yapmak kanunlarla düzeltildi, zorlaştırıldı ki öyle iki kuruş parası olan hemen "Mütahitim abeyy" konumuna girmesin diye.. Peki önceden yapılan, binalar, evler, okullar, hastaneler? Güçlendirme yapamayanlar... Ölmeye mi? mahkûmlar bilmiyorum ki..Bu fotoğraftaki amca nasıl bir hayat sürdü bu deprem sonrasında kimleri kaybetti? Ne acılar çekti? Nasıl kimlerle bir hayat sürdü? Vefat ettiyse allah rahmet eylesin...
Ya sorarım depremden  sonra ana caddelere koyulan konteynerlerin yağmalanmasına ve kaldırılmasına ne demeli? Korkuyorum ...Böyle tekrar edecek görüntülerden...

Her sene aynı gün hatırladığımız bu günde ölenlere tekrar rahmet diliyorum....




9 Ağustos 2011 Salı

HAŞİN HAYAT!!!

kendimi yanlız ve savunmasız hissediyorum diyebilirim...
Bazen yazacak o kadar çok şey aklıma geliyor ve yazmak istiyorum, nedeni yazarken canımı acıtacaklar diye korkuyorum. Bu blogun taslaklarında bir sürü başlıklı tek cümleler var. Cümleleri susturdum çünkü canımı yakacak şeyleri anlatmalarını istemiyorum..
Bu aralar her şey üst üste, üstüme, üstüme geliyor.. Babam on gün önce pantolonu giyerken düştü, dizini sakatladı zaten dizindeki ağrılardan zor yürüyordu, baston aldık şimdi tam oldu. On gündür onu getirin, bunu getirin, yazlıkta çocuklarla birde  babamın  kaprisleri, ufaklığın arkasından koşmak zaten çok zor. Melisa kendi aleminde dışarı çıkıp eve girmek istemiyor ve kardeşini oyalamıyor. Evde hiç bir sorumluluğu almak istemediği gibi çok hırçın davranışlarda bulunuyor..Onu idare etmek zorlaştı..  Arkasından annem hastalandı, buranın küçücük sağlık ocağı bizi aşar dedi Urla ya gitmek zorunda kaldık Noroloji ye göründük çok ciddi bir depresyon geçiriyormuş ve iç kulakta denge bozukluğu Vertigo olmuş. Kafa bin bir dünya, başı durmadan dönüyor ağlayıp duruyor. Babam delirtti tabi onu, artık çok konuşuyor babam ve herkesin her işine karışıyor, annemi sinir ediyor, Bu evde aylarca tadilat oldu ve annemi işçileri yanıltıp yanlış işler ve iki defa yapılacak işler yaptırtmış, annemin hiç bir dediğini yaptırtmamış en sonunda delirdi kadın..O sinirler tabi şimdi çıktı. O da bana denk geldi.
Ah benim cephede her şey allak bullak. Eşimle aramızdaki uçurumla büyüdükçe büyüyor. Ondan uzaklaştığımı artık fark etti ve agresifleşmeye başladı. Henüz iş konusunda bir şey yapamadım sürümcemede.  Bunu halletmek istiyorum. Ama henüz çıkış yolunu bulamadım. Bir kere yanlız yaşamak istiyorum buna karar verdim artık kimsenin kaprisini ve sorunlarını çekmek istemiyorum. Tabi bu duruma gelinceye kadar çok aşama kaydettik ve çok sabrettiğim şeyler oldu. Konuya dırt iye girmiş olabilirim. O aşamaları anlatmak bana işkence demek zaten. Geleceğimizde aynı evde olmamız için bir neden yok sadece şu aralar beraber olmamızın nedeni küçük Delfin. Benim açımdan sevgi bitti ama onun açısından hiç bir şey bitmemiş olmalı ki hala planlar yapıyor bense gelecekle ilgili hiç bir planında yorumda bulunmadığım gibi, onun içinde olduğu hiç bir plan yapmıyorum. Tatilden İzmir e dönünce nasıl bir hayat çizmeliyim le ilgi kafa yormaktan beynim yoruldu. Hayatı tek başıma  nasıl tekrar kuracağım bilemiyorum.Ama yaparım gibi geliyor bir çıkış yolu bulabilsem.