25 Kasım 2010 Perşembe

YA Bİ DURUN ERKEKLER ARTIK YAAAAAA!!!!! KADINA ŞİDDETE HAYIR!!!!!!!!!!

Şimdi size bir olay anlatayım..Aslında burda Şerefsizin ismini ciddi ciddi yazmak isterdimde salla gitsin, o isme değer vermiş oluruz...Bir arkadaşım vardı Ömür şimdi görüşmüyoruz, birbirimize bişey yaptığımızdan değil kadıncağızın utancından yüzüme bakamamasından.
Ömür, ikinci evliliğini yaptı, halleri vakitleride yerindeydi, bu evlendiği şerefsiz herif bu kızı ilk evlendikleri yıl bi tokatladı, sonra bisürü olayda yaşadılar buna benzer, Ömür sessiz kaldı çalışan bi kadındı evlenince çalıştırmadı şerefsiz , tabi kızın elinde para olmasın kendi kararlarını almasın diye, daha sonra geçen sene biz Ömür le alsancakta buluşup iki çift laf edelim dedik. Alsancakta peksimet diye bir yer kararlaştırmıştık.Gittim ben oraya saatinde, allahım bekle, bekle, gelmiyor, saat üç, oldu beş oldu gelmiyor, arıyorum açmıyor, evi arıyorum açılmıyor delirdim. Başına bişey gelmiştir ki açamamıştır diye düşünerek, ya çocuklar hastadır ya kendi dedim, bi evine uğrayayım evin oraya gitim, baktım ışıklar yok ben artık arar belki diye düşünerek evime gittim.İki gün sonra beni aradı, kızcağız dediki ''kahveye sana, geliyorum gelince konuşuruz''.
Geldi neyse, kapıyı açtım ağzım açık kaldı, şoktan konuşamadıııııım işte bu yukarıda koyduğum fotoğraftın aynısı gibiydi kızın hali..Vah, vah, vah, ah, ah, ah, diye, diye bi oldum.
Bu şerefsiz koca bozuntusu, abuk subuk tartışmadan çıkar zaten hep, öyle yine abuk bir konudan, tartışmaya başlamışlar evde, biri onbir biri iki yaşındaki bebelerin önünde, evirip, çevirip, saçlarından sürükleyerek, bu kızı hırpalamış, kız kaçmış odaya kapatmış kendini, tabi o errrkeeek kuvvetleri varya o erkeklerin, kuvveti, böyle zamanlarda denerler o kuvvetlerini! öyle olmayan erkekleri tenzih ediyorum tabii. Kırmış kapıyı iki yaşındaki bebenin bile ''baba yapma'' lafına aldırmayarak kızın gözüne bir yumruk atmış hem ne atmak, ''yıldızları bir bir saydım'' dedi  kızcağız.. Arkadaşım pratik düşünür o sırada onbir yaşındaki kızın öğretmeni ders vermek için gelmiş, kız kapıyı o sebeple açıp , sokağa fırlamış inerkende ayak seslerini, duymasın diye asasöre binmiş, ''o asansör sankii saatlerce inmemiş gibi geldi bana'' dedi. Allahtan, telefonu yanındaymış 155 arayıp olayı bildirmiş. polisi sokakta beklerken, bi bakmış adam arbaya çocukları atmış gidicek, o sırada polis gelmiş, karokola tabiii herkez, karokoldan bir tutanak vermişler kıza git devlet hastanesinden rapor al demişler şikayetçi olduğu için, kız, demişki '' yanımda para yok, ben nasıl çocuklarla gideyim'' demiş '' araba yok kusura bakmayın bir akrabanızı çağırın'' demişler allahtan arkadaşımın kardeşi gelmiş, ama o herifin kardeşide gelmiş, küçük bebeyi kucağından bırakmıyormuş vermek istememiş , binbir numarayla pratik zeka arkadaşım kardeşinin arabasına karokoldan çocuklarla kaçmışlar.....Annesi babası binumum akrabalar karakoluk durumdalar, gece saat 12 ye kadar hastanede kalmış. Karokola geri dönüp evrakları vermiş o sırada kavga çıkmış karokolda, koca bozuntusu hiç sesini çıkarmamış akrabalar falan bişeyler olmuş işte arkadaşım cocukların eşyalarını kendi eşyalarını alıp annesinin evine gitmiş.Ertesi gün hastanede abuk subuk broksininde içine sı....m bu arada imzalar için bir tam gün o halde uğraşmış.
''Yediğim dayağımı düşüneyim? rezil olduğumumu?? o imzalarını aldığım insanların acınası bakışlarınımı? en çok güvendiğim insanın yarattığı ruh halimimi? çocuklarımı? bilemedim hayatımda en çok karmaşık yaşadığım ruh halim o gündü'' dedi.
Sonra bişeyler oldu büyükler girdi araya barışıldı, aile terapistine gidildi, o koca bozuntusu normal bir koca olmayı başardı..... Başardı daaaaaaaaa ama arkasında bıraktığı yaralar? ah o yaralar.
1. O iki yaşındaki bebe hala konuşmuyor ki bu olay olduğunda konuşuyordu.
2. Arkadaşım bir depresyondan çıktı, diğerine girdi. ilaç milaç içti ..
3.Büyük kız okulda sorun yarattı ve çok kötü bir karne getirdi. vs. vs işte anlatmayayım artık oooff ki ne of....
En sonunda depresyondanmıdır nedir? ne kadar destek olmak istesemde arkadaşım,benimle arasına mesafe koydu anladım ki benden utandı ve benimle görüşmemeyi kesti en sonunda.... Saygıyla karşılıyorum nediyeyim. Onun hayatını sorgulamak bana düşmez, ama bunu yaşayan o kadar çok kadın varkiiiii.
Ne fakirlik, ne maddi durumunun iyi olması, ne de nüfüslu olması, kadınların bu kaderini DE ĞİŞ Tİ RE Mİ YOOOOOOOOOR!!!!!...YA Bİ DURUN ERKEKLER ARTIK YAAA!!!

AŞK

Bir aşk için yapabileceğin herşeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun.
Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken...Nazım hikmet....

21 Kasım 2010 Pazar

YAW ARKADAŞ BU YEMEKTEYİZ NE İŞ!!!!!

.
Kaç haftadır yazacağımda unuttum hep, Bu Hızla düşüşe geçen bu yemekteyiz programı varya, izlenme oranları yükselsin diye, milleti birbirine düşürdüler, olmadııı, kavga ettirdiler, olmadıııı, herkesin arkadaşlarından aldığı takım taklavatı bağıra bağıra yarışmacılara çemkirttiler olmadııııı !! baldır bacak Show'u yaptırdılar olmadıııııı!!!olmadı olmadı....
Seyredilsin bi havalansın bi Jan janlı olay olsun diye iki hafta önce ünlülere yemek yaptırdılar iyimi? denk geldiniz mi? bilmem..... Yarışmacılar ; Terzi yamağı, Barbaros Şansal, modacı Nur Yerlitaş(programda ''onlarla görüşmiyiceeeem çok üzdüleerr benii öylee amaaa, dizimde sorun varr biliyorlar yaniii'' demesi yokmu öldürdü beni yemin ederim) Bilmem kaç dil bilen/bilemeyen aslında Ece Vahapoğlu Ve güzellik kraliçesi (aman tanrım bir kadın bu kadar mı itici olur, birde kraliçeeee )Neşe Erberk....
Zira ben bu program ilk yayınlandığı zamanlarda programların birinde, eskiden İstanbul'daki ev arkadaşımın oynadığını (pardon yarıştığını) ve onun oradaki karakterinden kendi karakterinin daha kötü olduğunu gördükten sonra seyretmedim.  Denk geldiğimde de bir süre seyredip sinir katsayım yükselince hemen zap yaptım, benim evimde de kendime ait reyting metre var litfen ama!!.  Neyseeeee bu ünlüler de normal insanlar gibi birbirlerine çekememezlik, fitne fesat yapıp sonra '' ayy ben onu aslında çok severim canımdır,,,''aslında normal hayattada çok görüşürüz şimdide görüşmemiz devam edecek'' falan filan falan.demezlermi????..
Vayyy arkadaş o ünlülerin bile birbirlerini çekememezliklerini bu kadar gözler önüne sermelerine ne boktan bişeydir?
Yok ağızını bantlayıp protesto etmeler, sandviç ile yemek davetine gitmeler, güzel yapılan yemeği baltalamak dikkat değiştirmek için  fesat Fitnat davranışlarla evin içine ev sahibini objelerini dağıtmalar ( fakat o Neşe Erberk' in kurduğu sofra neydi öyleeee piknik sepetinden çıkan tabaklar, bardaklar gibi berbattıııı hiç yakışmadıııı!!! ama Allah için terbiyeli ve sınırlarını bilen bir kadın)............Höh dedim yaaa...
Yani bir program bu kadarmı A dan Z ye ünlü yarışmacıları olsa bile!! formatın içinden fışkırır gibi boktan olur arkadaşşşş yaaa...
Şimdi bu programdan sonra bu ünlü arkadaşlar
'' aııaaaaa!!! benim için ne demiş  görürr ooo demişlerdir değilmi? kesiiinnnn... EEeee normal vatandaş, Ünlü,  fark etmiyor insanoğlu............................devamını siz getirin artık ......
.

19 Kasım 2010 Cuma

Ne desem bilmem tanıtamadım kendimi???

Aslında çok önemli biri değilim.Çevremdeki  insanlara göre önemli olmadım hiç. AMA, ama, ama, kendim için hep önemliydim.Hep kendime önemli biri gibi davrandım..Çocukluk hikayelerim anılarım kendim için önemli mesala. Hayatımda marjinal şeyleri yapmayı sevdim, basma kalıp konuşmalardan, yaşam tarzlarından kaçmışımdır hep basmakalıp ne varsa benden uzak dursun istedim evet gelenekçiliğin bazı yönlerini yaşadım ....Mesela evlenmek gibi onda da marjinal oldum iki defa yaşadım.. Hayatım keşkelerle dolu belki bu yüzden seviyorum keşkeleri...Bazı önemli kişiler röpörtajlarında diyorlar ki ''hayatımda hiç keşkelerim olmadı benim'' alla allaaaaaa bak seeeeennnn kedini camdan düşürdün sonrada ''neyse yaa'' deyip arkanı dönüp uyudunmu? abe kadın!!..Uyurken demedin mi? kendi kendine ''ah keşke o sandalyeyi koymasaydım pencere önüne'' diye...yani sevgili blog takip edenler bu blogda yazdıklarım bire bir yaşadıklarımdır...Bu blog benim hayatımdır gün ve gün ...Seversiniz okursunuz sevmezseniz okumazsınız.....Saygılarımla....

PAHA BİÇİLEMEZ :P

Dün saçlarıma fön çektirmeye gittim. Açık yakında bir yer buldum, adam Allah için çok iyi fön çekti, normalde fön beş lira, cebimden para çıkardım adam dediki ''bu tamam'' on lira için diyor!!'' bayramda böyle on lira'' dedi...........
Şerrefsizlerr bunu duymuştum, arkadaşlarımdan bayramda iki katı almaya başladılar diye, başıma da gelmiş oldu hayırlısı olsun. Hayır beş lira on liranın konusunu yapmak değil amacım da. Bu, bu, nedir ya? ya bu ne ayıp bir şeydir. Bu ne fırsatçılık normalde kıçını yayıp bayram olmadığı zaman föne gittiğimde, ''aa lütfen yarın gel düzelteyim'' diyen, ya da  günde beş yada on fön müşterisi bulamak için,  müşterilerin kıçından ayrılmazken bayramda fön on liraaaa!!!
E ben böyle fırsatçığın ta içine sı....m serbest piyasa ekonomisinin de içine sı....m. Neyseeee on lira fön çektirmişim butün gün ellerimle saçımı bile oynamadım kirlenmesin, kokmasın, bozulmasın diye....Aha bi baktım uzuuuun zamandır uyuyan, benim küçük Ahmet in (dinlendiğinden midir nedir?) uyanmasına tanık oldum...Neyseeeeee!

Konuyla ilgili özlü söz:
Fön çektirmek on dakika, iki katı fön çektirmek on  lira, bir tam gün kullanamamak, paha biçilemez....pof...

4 Kasım 2010 Perşembe

Can Yücel / Boşver Be Yaşı Başı
gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?..
şöyle atıp koyu grileri-siyahları saba...htan,
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek bir aşk varsa avuçlarında,
bırak aksın yollarına.
yağ geç, yık geç, kimse inanmazsa inanmasın.
sen inan yüreğine,
hem ona geçmezse kime geçer sözün?..
büyü büyü... bak ellerin ayakların kocaman.
aklın da maaşallah yerinde,
e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden,
boşver yaşı başı,
aşk var mı aşk, sen ondan haber ver?
takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere.
o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün,
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir
kış günü, öl gitsin...
parayı pulu savurup,
bir balıkçı köyünde balık tutmak mıdır isteğin,
savrul gitsin...
Boş ver be yaşı başı, kim tutar seni kim,
kendi yüreğinden başka kim?.
Aklını al da öyle git,
ister bir duvara, ister bir od aya, ister kıra
bayıra vur da git.
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle
bırakmadıkça birine.
O biri de gelir gerçekten istediğin oysa,
seveceksen ve öleceksen uğruna...
yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa...
yaş 70'e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
sen mi biteceksin?
çekeceksen bile bayrağı,
yaşadım ulan dibine kadar diyemiycek misin?


Konuyla alakası olan düşşüncem::  Bu şiirdeki gibi yapabilirmiyim acaba???????????

2 Kasım 2010 Salı

DINININNIIIIIIIIIINNN

Saat 18:14 ve aradı ...Açıyorum günlük işlerini anlatıyor hı hı diye dinliyorum -tamam ya tamam bir şey demiyorum diyor -ne diyorsun sanki bana her gün her saniyeni söyler gibi ne anlatıyorsun dinliyorum bu söylediklerine ne söylememi bekliyorsun diyorum kapatıyorum aha bi daha arıyor...açayım mı ...açmıyacağım...off telefon hala çalıyor..telefon sesini de Amy winehouse You know ı'm no good çalıyor ve susmak bilmiyor..açıp kızıma veriyorum onunla bi şeyler konuşuyor ben buraya yazmaya devam ediyorum bir yandan da neler konuşacağımı düşünüyorum...telefonu kızım bana veriyor alıyorum telefonu seninle kavga etmek için aramadım ben istiyorsan istediğin işi kur falan diyor haydaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa ne alaaaaaakkkkkkkkkkkkkkaaaaaaaaaa yaw bizim kavgamız bumuydu?? ama konu açılmışken döşemeğe devam etmek lazım - hangi  parayla kurcam paramı var diyorum -ben parasız kurdum sende öyle kur gibi salak saçma laf ediyor ben  devam ediyorum döşemeye saçma saçma konuşma şu kadar paramız vardı ne oldu sen her şeyi kendine göre yonttun ne olduğu belli paraların diyorum bir şeyler söylemeye devam ediyor gerisini duymuyorum çünkü çok sinirliyim dinleme yede gerek yok diyerek kapatıyorum telefonu suratına...şu an sinirimi geçirecek tek şey bu....

DELİRESİ BİR GÜN....

                                                            Konuyla ilgili resim

Çok sinirliyim ..burnundan soluyan boğalara benziyorum şu an önüme geleni parçalayabilirim...Daha yeni organını aldırmış ve bunun dayanılmaz hafifliğini yaşayan biri olarak eşimle bazı konularda karşı karşıya kaldım.İstifa mektubu yazmak istiyorum..Fakat kabul edicek merciii bulamadım..
.Sayın ..(boşluk)
Annelikten, evkadınlığından, eşlikten, hastalıktan istifa etmek istiyorum
Saygılarımla...
POff ..
Geçen mayıs ayında küçük kızımın anaokulana gitmesi konusunda eşimle anlaşmıştık yazın ailemin yazlığında olduğumuz için ekim gibi başlatırız diye karar aldık...Kasım geldi başlatamadık .. ..O kadar çok ödememiz varki biraz daha zaman dedi...off tamam saklamıcam sizden ne sakliim...bağrış çağrış oldu tamammı küçük kızımda sus sus diye söylendi..çok ciddi borçlara girdik gece gündüz çalışıyorum ve daha ödemelerim var bende bunalmış durumdayım dedi E bende bunaldım çocukla artık bir ortak noktamız kalmadı ve iş inatlaşmaya döndü evi dağıtıyor pisletiyor ortalığı birbirine katıyor.. yediğini yerlere sürüyor..bezini memesini biboronunu bırakmak istemiyor.ablası onun bu yaşlarındaken bırakmıştı..bu bırakmıyor çünkü inatlaşıyor..Kendi yaşıtlarınla oynamak istiyor doğal olarak.... okul ortamındayken daha iyi hissedeceğine eminim...ama bu konuşma beni inanılmaz üzdü çünkü zaten evle eşimle çocuklarla  mücadele edicek gücüm kalmadı...inanılmaz durumdayım  enerjim değil depodakiler bile bitti böyle hissediyorum saklayamam...bende mesaj attım konuştuğun zaman milyon dolaralar havalarda uçuyor ama çocuğu okula gönderme deyince param yok..hergün günde üç paket sigara içiyorsun ayda 650 lira eder yıllığını sen hesapla mayıs ayından beri konuşuyoruz okul olayını günde bir paket sigara içseydin gönderebilirdin dedim...cevap yok...altta kalmamam lazım..gardımı aldım cevap yada telefon bekliyorum...kafamı bozarsa daha çok bişeyler dicem...haklıyım ama öyle değilmi..??